Stratejik Tercih: Tersi de Mantıklıysa, Karar Vermişsinizdir
Bir tercihin stratejik sayılabilmesi için tam tersi bir tercihin de ilk bakışta saçma olmaması gerekir.
Roger Martin, stratejiyi tanımlarken şöyle der: "Bir tercihin stratejik sayılabilmesi için tam tersi bir tercihin de ilk bakışta saçma olmaması gerekir." Bu cümle, strateji literatüründe en çok atıf yapılan ifadelerden biridir. Ama neden? Çünkü stratejiyi, zorunluluktan ayıran ince çizgiyi tek cümlede özetler. Parantezi açalım: Bir restorana girdiğinizde, menüde "su" seçeneği varsa ve siz su içmeye karar verirseniz, bu stratejik bir tercih değildir. Susuz kalmamak, bir tercih değil; bir biyolojik zorunluluktur. Ama aynı menüde "kırmızı şarap mı, beyaz şarap mı?" sorusuna verdiğiniz cevap, stratejiktir. Çünkü ikisi de ilk bakışta makul seçeneklerdir. Parantezi kapadık. Strateji, "doğru ile yanlış" arasında değil; "doğru ile doğru" arasında yapılan bir seçimdir. Ve bu seçimi yapamayan kurumlar, strateji ürettiklerini sanarak sadece zorunlulukları listelerler.
Kurumlarda en sık yapılan hata, zorunluluğu strateji olarak sunmaktır. "Müşteri memnuniyetini artıracağız" ifadesi, stratejik bir tercih değildir. Çünkü tam tersi — "müşteri memnuniyetini düşüreceğiz" — ilk bakışta saçmadır. Kimse bilerek müşterisini kaçırmak istemez. O halde bu ifade, bir strateji değil; bir varoluş koşuludur. Ama "premium segmentte müşteri memnuniyetini artıracağız, fiyat segmentinde ise operasyonel verimliliği öncelikleyeceğiz" ifadesi, stratejiktir. Çünkü tam tersi — "fiyat segmentinde müşteri memnuniyetini artıracağız, premium segmentte operasyonel verimliliği öncelikleyeceğiz" — ilk bakışta saçma değildir. Hatta bazı durumlarda mantıklı bile olabilir. İşte bu noktada, kurum bir tercih yapmak zorundadır. Ve bu tercih, stratejidir. Strateji, "ne yapacağımızı" değil; "neyi diğerlerine tercih edeceğimizi" söyler. Eğer bir strateji belgesi, herkesin zaten yapacağı şeyleri listeliyorsa, o belge stratejik değildir; duyurudur. Stratejik tercihlerin yapılamamasının ardında üç temel hata yatar: 1. Zorunluluğu Strateji Sanmak "ISO 27001 sertifikası alacağız", "TISAX uyumunu sağlayacağız", "Bilgi güvenliği politikalarını güncelleyeceğiz"... Bu ifadeler, otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren bir kurum için zorunluluklardır. Tam tersi — "TISAX uyumunu sağlamayacağız" — ilk bakışta saçmadır; tamamen deliliktir. Çünkü ana sanayi, TISAX sertifikası olmayan tedarikçiyle çalışmaz. O halde bu, stratejik bir tercih değil; pazarın dayattığı bir koşuldur. Ama "TISAX uyumunu minimum gereksinimlerle mi sağlayacağız, yoksa bilgi güvenliğini rekabet avantajına mı dönüştüreceğiz?" sorusu, stratejiktir. İlki maliyet merkezi olarak görür; ikincisi yatırım olarak. Tam tersi de ilk bakışta mantıklıdır. İşte bu noktada kurum, gerçek bir stratejik tercih yapar. 2. Tersi Mantıklı Olanı Reddetmek "Dijitalleşeceğiz" ifadesi, birçok kurumun strateji belgesinde yer alır. Ama tam tersi — "dijitalleşmeyeceğiz, manuel süreçlerle devam edeceğiz" — ilk bakışta saçma değildir. Özellikle küçük ölçekli, düşük hacimli üretim yapan bir yan sanayi firması için, aşırı dijitalleşme yatırımı, operasyonel karmaşıklıktan başka bir şey getirmeyebilir. Ama kurumlar, "dijitalleşmeyeceğiz" seçeneğini masaya bile getirmezler. Çünkü bu seçenek, "geri kalmışlık" olarak algılanır. Oysa strateji, tam da bu noktada devreye girer: İki makul seçenek arasında, kurumun koşullarına en uygun olanı seçmek. 3. Her Şeyi Yapmak İsteme Hastalığı "Hem premium hem fiyat segmentinde büyüyeceğiz", "hem dijital hem geleneksel kanallarda lider olacağız", "hem hızlı hem ucuz hem kaliteli olacağız"... Bu ifadeler, stratejik tercih yapamamanın en yaygın belirtisidir. Çünkü strateji, "hem hem" değil; "ya ya"dır. Her şeyi yapmak isteyen kurum, sonunda hiçbir şeyi tam olarak yapmaz. Roger Martin'in deyişiyle: "Strateji, seçim yapmaktır. Ve seçim yapmak, bazı şeyleri reddetmektir." Bilgi güvenliği yönetim sistemlerinde (BGYS) de aynı mantık geçerlidir. "Tüm verileri şifreleyeceğiz" ifadesi, stratejik bir tercih değildir. Çünkü tam tersi — "hiçbir veriyi şifrelemeyeceğiz" — ilk bakışta saçmadır; tamamen deliliktir. Bu, zorunluluktur. Ama "tüm verileri aynı seviyede mi koruyacağız, yoksa veri sınıflandırmasına göre farklı koruma seviyeleri mi uygulayacağız?" sorusu, stratejiktir. İlki basit ama maliyetlidir; ikincisi karmaşık ama verimlidir. Tam tersi de ilk bakışta mantıklıdır. İşte bu noktada kurum, gerçek bir stratejik tercih yapar. Aynı şekilde, "tüm çalışanlara aynı eğitimi vereceğiz" ile "risk profiline göre farklı eğitimler vereceğiz" arasında bir seçim yapmak da stratejiktir. İlki adil ama verimsizdir; ikincisi hedefli ama yönetimi zordur. İkisi de makul seçeneklerdir. Strateji, bu iki makul seçenek arasında, kurumun kaynaklarına ve risk iştahına en uygun olanı seçmektir. Danışmanlık firmaları olarak biz de bu döngünün bir parçasıyız. Müşteriye kapsamlı bir strateji belgesi sunarız; o da bunu bir başarı gibi kutlar. Ama gerçek başarı, belgedeki tercihlerin, tam tersinin de makul olduğu noktalarda yapılmış olmasıdır. Danışmanlığın değeri, sunduğu çözümün karmaşıklığında değil; tercihlerin netliğinde gizlidir. Ve unutmayın: Müşteri, strateji satın almaz; netlik satın alır. Netlik ise ancak "evet, bunu yapacağız; hayır, şunu yapmayacağız" diyebilmekle gelir. Stratejik tercihlerin netleşmesi için üç koşul gerekir: Tersini Sormak: Her stratejik hedef belirlenirken, "tam tersi de makul mü?" sorusu sorulmalıdır. Eğer tam tersi saçma ise, bu hedef stratejik değildir; zorunluluktur. Zorunluluklar listelenmeli, stratejik tercihler ayrıca belirlenmelidir. Kaynak Kısıtını Kabul Etmek: Strateji, sınırsız kaynak varsayımıyla yapılmaz. "Bütçemiz ve zamanımız sınırsız olsaydı, ne yapardık?" sorusu, stratejik değil; hayal ürünüdür. Gerçek strateji, "sınırlı kaynaklarla neyi tercih ederiz?" sorusuna verilen cevaptır. Reddetmeyi Öğrenmek: Strateji, "ne yapacağız" listesi değil; "ne yapmayacağız" listesidir. Her "evet"in bir "hayır" getirdiğini kabul etmek, stratejik düşünmenin temelidir. Eğer bir kurum, "hayır" diyemiyorsa, stratejisi yoktur; sadece bir istek listesi vardır. Stratejik yönetim, bir planlama faaliyeti değil; bir seçim disiplinidir. En iyi strateji, en kalın belge değil; en net tercihtir. Kurumlar, strateji yazmayı değil, strateji seçmeyi öğrenmelidir. Çünkü raflarda tozlanan strateji belgeleri, sadece kağıt israfı değil; aynı zamanda kurumun en değerli kaynağı olan "karar verme gücü"nün heba edilmesidir. Ve son bir not: Eğer bir strateji belgesini okuduğunuzda, "tam tersi de mantıklı görünüyor" diyorsanız, o belge stratejiktir. Ama eğer "tam tersi saçma" diyorsanız, o belge strateji değil; duyurudur. Aradaki farkı ayırt edebilmek, stratejik düşünmenin ilk adımıdır.Giriş

Strateji mi, Zorunluluk mu?
Üç Ölümcül Hata
Bilgi Güvenliğinde Stratejik Tercih
Danışmanın Aynası
Stratejik Tercih Nasıl Yapılır?
Sonuç